Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TOPÇU; “MALA ANLATIR GİBİ ANLATIYORUM…”

Karabük’ün sevilen cemiyet ve iş insanlarından, Karabük Belediyesi Meclis Üyesi

Karabük’ün sevilen cemiyet ve iş insanlarından, Karabük Belediyesi Meclis Üyesi İrfan Topçu, partisinden istifa etmesi üzerine konuyu çarpıtarak ulusal medyaya taşıyan muhalif gazete ve haber sitelerine sert cevap verdi.

Konunun yerel yönetimle ilgisi olduğunu vurgulayan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duyduğu saygı ve sevginin değişmediğini dile getiren Topçu, muhalif medyanın haberlerine cevaben yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

“TEBRİKLER! Sözcü Gazetesi’nde detay anlatılmadan yapılan habere göre, hem AK Parti muhalifleri hem de, AK Parti sevdalıları tarafından sayenizde sağlam bir şekilde linç edilmiş durumdayım.

Olayları yaşayan ben olmasam ben bile kendime sallayacak duruma geldim.

“MALA ANLATIR GİBİ TEKRAR ANLATAYIM”

Kendi sosyal medya sayfamdan anlattım. “Mala anlatır gibi” tekrar anlatayım: O yolda daha düne kadar Karabük Belediyesi otopark ücreti alıyordu, yani yasal park yeriydi.

O gün itibarıyla kaldırım çalışması var diye yolun bir kısmına şerit çekilmişti. Yine tek şerit araç parkı yapılıyordu ve trafik zaten tek yönlü yol, tek şerit işliyordu. O gün de araç parkı varmış. Olay olalı bir hafta oldu, hâlâ aynı şekilde günün hangi saatinde gitseniz park eden araçlar var.

Hadi tamam, trafik sıkıştı, polis memuru araçları kaldırmak istedi diyelim. 25 yıldır Karabük’te daha çekilen araç yok. Burası büyükşehir değil. Evet, kanunen çekebilir ama bugüne kadar Karabük’te hep araç sahibi aranır, ulaşılamazsa bu yöntem denenirdi. Bugüne kadar böyle bir olay olmadı ve asla aranmadım da.

Ayrıca, yediemin olarak işleten şahısların araçları çekmeye uygun araçları yok.

Gerçekten amaç trafiği rahatlatmaksa o aracı kurtarıcı çağırıp sürükleyerek kaldırma süresi 45 dakika. Karabük’ün en uzak noktalarına birinin ulaşması 15 dakika sürmez.

Teknoloji çağındayız; plakayı girip bir tuşla kime ait olduğunu görüp (bunu yanlış anlamayın, araç sahibine ulaşma adına söylüyorum) haber vermek ve aracın kaldırılması 5 dakika sürer.

Cezaysa kesersin cezayı, sorun değil. Ben yıllık en az 150 bin TL trafik cezası ödeyen bir insanım. Park cezası nedir ki? Ve ödediğim cezanın devlete gittiğini bilip asla gönlü kalmayan biriyim.

İşin diğer boyutu, araç elektrikli ve asla “ahtapot” çekici olmadan kaldırmak araca büyük zarar verir. Aracı teslim aldığımda 39 arıza tespit edildi. Mekanik aksamda kırılan parçaları saymıyorum bile. Hukuki süreç başlattım. “Bunun yeri burası değil” diyenler de bilsin.

“Rant bitti de istifa etti, araç çekildi de istifa etti” diyenler, siz de iyi okuyun.

Dikkat ederseniz, “kurulduğu günden bugüne üyesi olduğum” diyorum. 24 yılda hiç mi sorun yaşamadım da aracıma ceza kesildi diye mi istifa ettim?

Yaşı yetenler hatırlar; Kardemir A.Ş’de 2010 yılında sendikal süreç yaşandı ve o tarihte ben AK Parti İl Başkan Yardımcısıydım. İşten atıldım. O gün sadece yönetimden ayrıldım, partiden istifa etmedim. O gün de kendimce haklıyı savundum. O gün söylediğimiz, “Kardemir hisselerinin yüzde 5’inin yüzde 51’ine sahip kişiler sendika başkanıyla beraber olup işçinin hakkını yiyorlar” sözümüzün haklılığı 10 yıl sonra ortaya çıktı. Kardemir yönetimine el konuldu ve o günün sendikacıları da 1 yıl içinde tasfiye edildi.

Evet, burası ülke gündemi ama Karabük’te beni bilen bilir. Gerek basına kapalı gerek basına açık, partimin her yanlışını sesli olarak dile getirmişimdir. Bunu Karabük’te herkes bilir.

Biz, 1991 yılından bugüne Karabük’te oto galeri üzerine ticaret yapıyoruz. AK Parti 2001 yılında kuruldu, bilmeyenlere hatırlatayım. Biz üç kuşaktır sadece ve sadece oto ticareti yapıyoruz. Siyasete girip ihale takipçiliği yapanlardan değiliz. Terzinin, berberin, kuyumcunun müteahhit olduğu kişilerden hiç değiliz. Tek işimiz oto galeri. Parayı, makamı, mevkiyi, malı mülkü dün görüp bunu sindirememiş de değiliz. Şükür ki, kendi işimizi yapıp kimseye muhtaç olmadan yaşıyoruz.

Türkiye’de 100 kişiye sorsan, en az güven duyulmayan 3 meslek grubu say desen 100’de 100’ü oto galericiyi mutlaka sayar. Böyle güvensizlik oluşan meslekte 34 yıldır Karabük gibi küçük bir yerde güven duyulan bir şahıs ve firmayız.

Kaldı ki, 9 ay kadar önce seçilmesinde pay sahibi olduğum Karabük AK Partili Belediye Başkanı’yla yollarımı ayırdığımı ve sadece bana oy verenlere saygıdan istifa etmediğimi kamuoyuyla paylaştım.

Emniyet tarafından yapılan bu uygulamanın bana kasıtlı yapıldığını düşünüyorum. Bu ve buna benzer, ticari itibarımı zedeleyecek son 1 yılda 2 olay daha yaşadım.

Yaklaşık 23 yıldır siyasetin içinde olan biri olarak, gerek emniyet gerekse bürokraside görev yapan kişilerin vatandaşa kasıtlı sorun çıkarmak yerine sorunu çözmeyi gaye edinmeleri gerekir.

Ama bu gücü sanırım ya partiye mensup siyasi ihtirasları olanlardan ya da bana karşı şahsi husumet güdenlerden dolayı bu tür olaylar benim ve ailemin başına geliyor.

Buyurun, herkesin önünü açarak istifa ettim. Ne siyasi beklentim var ne de siyasetin eteğine sığınıp yapmadığım şeylerle suçlanacağım bir ortamda durmanın anlamı. İstifayı uygun gördüm.

Bana bu tür olaylar siyasi güç almadan yapılıyorsa, bu haksızlıkların da bir yaptırımı olması gerekir. Bunlar yapılmıyorsa ben de yokum diyerek istifa ettim.

Karabük’te yaşayan herkes bilir; benim sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a karşı sevgim, saygım büyüktür. Çıktığı yolda partinin kurulduğu günden bugüne hep destekçisi olup zerre kadar kendime menfaat gütmeden peşinden bugüne kadar geldiysem…

Ama bugün yaşadığım uygulamaları bırakın kendime iltimas sağlamayı, sadece hakkımı ararken mağdur oluyorsam ve bugünün Karabük temsilcileri bu haksızlığa dur diyemeyip aksine art niyet taşıyanları varsa, benim de bu partide durmamın anlamı yoktur.” İfadelerine yer verdi.