Karabük’te son aylarda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) arasında yaşanan Cumhur İttifakı yakınlaşması, il ve ilçe genelinde siyasi kavram kargaşasına dönüştü.
MHP İl Başkanı Cenk Gedikoğlu ve AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt’ın son dönemde birbiri ile olan yakınlığı, siyasi nezaket anlamında hoş karşılanırken, siyasi rekabet göz önünde bulundurulduğunda, MHP’nin, AK Parti’nin gölgesinde kaldığı şeklinde yorumlamak, yanlış bir bakış açısı olduğunu düşünmüyorum.
31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde Karabük, Eskipazar, Yenice ve Yortan Belediyelerini elinde bulunduran MHP, söz konusu dönemlerde, siyasi olarak başarılı olarak değerlendirilirken, seçimlerde AK Parti’nin gerisine düştü.
Eflani’yi kazanan ama, 4 belediyeyi kaybeden MHP’nin seçim mağlubiyeti sonrasında, kaybettiği belediyeleri geri almak, çok yaklaştığı ama az bir oyla kaybettigi Milletvekili çıkarma noktasında, muhalefet yapması beklenirken, sanılanın aksine, ittifak çatısı altında eleştiriden yoksun bir siyaset yürütmesi, siyasi geleceği açısından endişe veren bir duruma geldi.
Nitekim, Karabük’te yıllardır kıran kırana devam eden MHP-AK Parti çekişmesinde, birbirini en çok zorlayan iki parti olarak ön plana çıkan Milliyetçi Hareket Partisi ve Adalet ve kalkınma Partisi, muhalefet olarak da birbirini tetiklemesiyle, rekabeti üst sıralara taşıyordu.
Şu an mevcut il başkanları Cenk Gedikoğlu ve Ferhat Salt, uzun yıllardır teşkilatlarının içinde yer alan, aktif siyasetin tecrübeli sayılabilecek isimlerinden.
Her ikiside siyasi olarak teşkilatlarının desteği ile partilerinin sevilen isimleri olarak değerlendirilmekte.
Gedikoğlu ve Salt, beyefendi, nezaket sahibi, saldırgan siyasetten daha çok uzlaştırmacı ve sakin siyasetten yana bir tutum sergiliyor.
Son dönemde yaşanan bu tutum her ne kadar siyasette arzu edilen bir durum olarak algılansa da, iktidar ve muhalefet çekişmesinde, muhalefet yapan tarafa kan kaybı yaşatır.
Örnekleri geçmişte oldukça fazla olan bir durum bu.
Ülke siyaseti ile yerel siyasette, ittifak ortaklığını ve birlikteliğini iyi okuyabilmek önemli bir siyasi meziyet.
İttifak çatısı altında birlik ve beraberliği dile getirerek, güzel bir uyum yakalamak tabiiki güzel ve takdir edilebilecek bir durum.
Fakat, il bazında, birbiri ile çekişen iki partinin, bir tanesinin kendisinden ödün vermesi, temsil ettiği siyasi partinin güç dengesini yitirmesine neden olabilir.
Nitekim, tam da bu durumdan mütevellit, geçtiğimiz günlerde geride bıraktığımız bayramlaşma törenlerinde yaşanan bir durum aslında anlatmaya çalıştığımız dengelerin en güzel örneklerinden bir tanesini, açıkça ortaya koydu.
Ramazan Bayramı’nın birinci gününde il ve ilçe teşkilatları ile bayramlaşma programı tertip eden AK Parti’nin düzenlediği törenlere katılım sağlayan MHP İl Başkanı Cenk Gedikoğlu, Cumhur İttifakı ortağı olarak teşkilat bayramlaşmasında yer aldı.
Hatta, Gedikoğlu hızını alamayarak, AK Parti’nin ilçelerde düzenlediği bayramlaşma törenlerine de, katılım sağlayarak, AK Parti’nin bir neferi gibi programlarda hazır bulundu.
MHP İl teşkilatı resmi bayramlaşma programı da, bayramın ikinci günü tertib edildi.
MHP bayramlaşma programında, AK Parti’nin hiçbir temsilcisi yer almadı.
MHP İl Başkanı Cenk Gedikoğlu’nun bir gün öncesinde AK Parti’ye gösterdiği nezaket, kendi temsil ettiği makama gösterilmedi.
Aslında burda bir nezaketsiz bir durum olup olmadığı da tartışılabilicek, perspektif bakılabilecek bir durum.
Bir siyasi partinin teşkilat bayramlaşmasına, başka bir partinin il başkanının katılması, siyasetin içerisinde yer alan topluluk için hoş karşılaşabilecek bir durum değil.
Eleştiriye çok açık bir tutum.
Cenk Başkanın kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum.
Aksine nezaket göstermek istemiş olabilir.
Kendisini de çok sever, değer veririm.
Cumhur İttifakını ayrı bir sahipleniyor.
Ama bir il başkanı olarak, hele ki, AK Parti’nin en çok çekindiği, rekabette dengeleri değiştirebilecek bir partinin, MHP’nin il başkanının, siyasi olarak temsil ettiği partiye böyle bir gol artırması, genel ve yerel seçimlerde partisine güç kaybettirebilir.
İttifak ortağı olmak, il genelinde yanlış olduğu düşünülen durum ve durumlarda siyasi eleştiri yapmama hissiyatını oluşturmamalı.
Bazen yerinde eleştiri, dile getirilmekten ve çekinmekten daha çok menfaat sağlar.
Hem kendi partisine, hem de rekabet ettiği iktidar partisine.
Tüm okurlarımızın, takipçilerimizin ve hemşehrilerimizin bu vesileyle geçmiş bayramını bir kere daha tebrik eder, sağlıklı ve mutlu günler dileriz.
Objektif Bakış/ Yunus Özdurna

